We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Dicle ve tanışmadığım diğer arkadaşlarım

32 8 181
12.10.2018
Yaşadığımız ve kaderimizi belirleyen coğrafyada hayat o kadar ağırdı ki, ona yakından bakan iflah olamıyordu. Dicle de dışlananların, ayrımcılığa ve şiddete uğrayanların, görünmez kılınmaya çalışanların hikâyelerinin peşinde geçirdiği kısa ama hakkını vererek yaşadığı bu dünyada hayata yakından bakmayı tercih etmişti.

Bir zamanlar Ankara Üniversitesi’nde, Kadın Çalışmaları lisansüstü programında öğrencileri tanımak için giriş dersleri yapardık. Bu derslerde öğrenciler kürsüye çıkarak o programa neden kaydolduklarını anlatırlardı. Ama bu anlatım kuru bir amaçlar, beklentiler silsilesinden ibaret olmazdı hiçbir zaman. Oraya bilinçli olarak gelen öğrencinin her zaman hayatla, kendiyle bir derdi olurdu. İşte o dertler dökülürdü ağızlardan. Ne travmalar, ne mücadeleler, ne dayanışma ve düze çıkma hikâyeleri dinlemiştik o küçük amfide.

Benzer hikâyelerle aynı programdaki dersim için verdiğim ödevlerde de karşılaşmıştım. Öğrenciler çevrelerindeki kadınların hayat hikâyelerini kaydediyorlardı. O kayıtlarda, bu coğrafyada kadın olmanın, hangi sınıfa, kültüre ait olunursa olunsun nice acılar, nice mücadeleler, küçüklü büyüklü zaferlerle yahut telafisi imkânsız kayıplarla örülü olduğuna dair anlatılar olurdu. Hem dersler bağlamında, hem de saha çalışmalarında öyle acılı, öyle zorlu hayatlar, olaylarla karşılaşıyorduk ki, duyduklarımızın yarattığı dehşetle, zaman zaman anlatılanların gerçek olduğundan şüpheye düşüyorduk. Oysa dile getirilebilenden çok daha fazla acı vardı. Kimi bunu söze dökmeye utanıyor, kimi de normalleştirmiş olduğu için lafını etmeye değer bulmuyordu.

Sosyal ve beşeri bilimlerde saha çalışması çok zorlu bir iştir. Hiç tanımadığınız insanların hayatlarına “bakarken”, hem onları kırıp dökmek ihtimali vardır, hem de kendiniz kırılıp dökülebilirsiniz. Travmalar, yas süreçleri, yerinden edilme, katliam, sömürü, ayrımcılık ve aklınıza gelebilecek her türden karanlık hikâye, anlatıcının mahremini yükler size. İster kişisel hikâyesini, isterse o hikâyenin ait olduğu kolektif hikâyeyi anlatıyor olsun… Siz artık eskisi gibi olamaz, neşenizin, iyimserliğinizin bir kısmını yitirirsiniz. Ama bazen de ümitle dolar, direncinizin arttığını görürsünüz.........

© Gazete Duvar