We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Freudyen sürçmelerin peşine düşmek

139 77 197
02.04.2018
İktidar cephesinden gelen “Freudyen dil sürçmeleri” mahiyetindeki birtakım uygulamaların peşine düşüp muhalefeti günü kurtarıcı bu tür skandallarla geçirmek yerine, arzulanan alternatif toplumsallığın inşasının peşine düşmemek, tarihsel fırsatın veya son şansın ıskalanmasına sebep olabilir.

Irkçı düşmanlık duygusu herhangi bir ahlaki kaide veya “üst ben” tarafından “düzenlenmemeye” başladığı an tehlikeli gidişat başlamış demektir. Epey süredir bu tehlikeli gidişatın ortasındayız. Nitekim daha önce belli bir güruhun “toplumsallık” sınırları içinde kalan ırkçılık ve bilinçaltına atılmış her türlü “çer-çöp” dışa vurulmakla kalınmıyor, üzerimize fışkırtılıyor.

Çoğumuz lağım kokusu yayan bu akıntının toplumu parçalayacağını, en büyük tehlikenin de bu parçalanma olduğunu düşünüyoruz. Oysa Uygarlığın Huzursuzluğu kitabında Sigmund Freud belli bir grubu bir arada tutmanın, saldırganlığa hedef gösterilecek başka bir topluluğun varlığıyla mümkün olduğunu söylüyor: “Öyle görünüyor ki, insanların bu saldırganlık eğilimlerinin tatmininden vazgeçmeleri kolay olmayacaktır; bu eğilim olmadan kendilerini rahat hissedemezler. Bu içgüdüye dışarıdan gelenlere düşmanlık besleme şeklinde bir çıkış yolu tanıyan küçük bir uygarlık çevresinin sağladığı avantaj yabana atılmamalıdır. Saldırganlıklarının dışavurumuna maruz kalacak başka bir topluluk olduğu sürece, çok sayıda insanı birbirine sevgi bağı ile bağlamak mümkündür.”

“Öyle görünüyor ki” Freud, belli bir toplumsal yapıyı sarsıcı, parçalayıcı saldırganlığın, ırkçılığın aslında yeni bir toplumsalın “inşası” manasına geldiğini hatırlatıyor. İnşa demişken, İstanbul’da bir inşaat firmasının, işçilerin “farklı lisanlarda” konuşmalarını yasaklama gerekçesi olarak “diğer personelin” rahatsız olmasını gösterdiğini unutmayalım.

Unutmamamız gereken esas husus ise işçilerine “farklı lisanlarda” konuşmayı yasaklayan firmanın yaptığı ırkçılığın toplumsal, siyasal ve hatta yasal bir karşılığı olduğudur.

Örneğin Dicle Üniversitesi kampüsünde “ıslıkla Kürtçe marş........

© Gazete Duvar