We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Dünyadan son çıkış var mı?

31 11 9
12.10.2018
Alican Leblebici'nin Mixer'de yer alan Son Çıkış sergisi beden, sınır ve güvenlik politikalarını son dönemde karşımıza çıkan imgeler üzerinden yorumluyor.

X-ray cihazları, can simitleri, dolar banknotları… Bu aralar herkesin gördüğü, maruz kaldığı ve bir şekilde ilişkiye girdiği imgeler. Göçmenler, sanatçılar, KHK’lılar, birçok kişi bir yerden başka bir yere geçmeyi, ülke değiştirmeyi, yeni hayatlar kurmayı düşünüyor. Ancak bir yandan da hayatımız iptal edilen uçuş panoları ve güvenlik cihazlarıyla çevrili. Alican Leblebici’nin Mixer’de yer alan Son Çıkış sergisi son dönemde karşılaştığımız imgeler üzerinden beden, sınır ve güvenlik politikalarına bakıyor. Leblebici’yle sergisini ve son çıkış olup olmadığını konuştuk.

Şu ana kadar hiperrealist resimlerini, özellikle de portre çalışmalarını görmüştük. Bu sergide de benzer bir ağırlık var. Peki, bu sergiye giden süreç nasıl gelişti?

Yaklaşık iki buçuk senedir bu sergiye hazırlanıyordum. Mixer ekibiyle sergi sürecinde birçok kez buluştuk, sergiyle ilgili konular üzerinde fikir alışverişi yaptık. Uzun sohbetler sonrası özünde iktidar ilişkileri icra etme, korkularla başa çıkma ve hesaplaşma gibi farklı güçlerini gösteren, beden, sınır ve güvenlik kavramları üzerinden sergi yapmaya karar verdim. Tekniğimden dolayı eserler uzun süreli uğraşlar sonucu çıkıyor. Sabır ve disiplin gerektiren zorlu bir süreç ve o süreçte çok farklı şeylerle karşılaşabiliyorum. Algılarımı sadece bu sergi için değil her zaman açık tutmaya çalışıyorum, çünkü yolda yürürken gözüme takılan en ufak bir görüntü bile beni harekete geçirebiliyor. Ben sergi açmaktan çok sergi sürecini yaşamayı seviyorum. Adeta keşfe çıkıyorum. Bu iki yıl içerisinde birçok yeni malzemeyle, ekipmanla ve insanla tanıştım. Bu kısımlar hem daha zorlayıcı hem de daha heyecanlı. Sergi açılacağı güne kadar da süreç devam etti. Hiperrealist ağırlıklı bir sergi olsa da sürekli kavramlar değişiyor, görseller değişiyor. Bu teknik benim için bir enstrüman gibi. Ama bu sergide yeni tekniklerle ilk defa çalıştığım ve gösterdiğim işler mevcut. Kontrol Noktası isimli video çalışması, heykeller, animasyon vs. Bu bağlamda sergi süreci çok yoğun ve sancılı geçti.

Sergi Uyanma Vakti ismini verdiğin çalar saat resmiyle başlayıp Acil Çıkış animasyonuyla bitiyor. Bütün sergi bir hikâye anlatıyor gibi. Serginin hikayesini ve tasarımını nasıl oluşturdun?

Sergideki işlerin her biri ayrı ayrı şeylere işaret ediyor fakat hepsi bir cümleyi oluşturan kelimeler gibi. Sergimi korkular üzerinden kurdum. Ben bu korkuları sadece kişisel bir anlatı-hikâye olarak görmüştüm fakat........

© Gazete Duvar