We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Anayasa’nın da ruhuna Fatiha

843 25 792
27.12.2018

ANALİZ

Anayasa'nın da ruhuna Fatiha

Bu kez CHP bile İstanbul adayını açıkladı AKP'nin adayı belli değil.
Belki belli de açıklanması biraz gecikti.
Erdoğan İstanbul adayını 29 Aralık'ta, cumartesi günü açıklayacağını bildirdi.
Tabii herkes Binali Yıldırım'ın aday olmasını bekliyor.
Beklenti bu olunca doğal olarak Binali Yıldırım'ın Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'ndan istifa edip etmeyeceği de merak ediliyor.
Gerçi “demokratik ve medeni” bir ülkede kimsenin aklına böyle bir soru sormak gelmez.
Burası Türkiye ve bu soru soruluyor.
Böyle bir soru sorulmadığı halde önce MHP Başkanı Bahçeli ortaya atılarak “Yıldırım'ın istifasına gerek yok” demişti.
Aslında cevabı da belli olan bu soru Erdoğan'a soruldu.
Cumhurbaşkanı bu soruya “çok şaşırarak” şu cevabı verdi;
“İstifa da nereden çıktı, istifa gerekmiyor. Milletvekiliği, belediye başkanı seçilinceye kadar devam eder. Seçildiği zaman istifası gerekir. Öncesinde istifa gerekmiyor.”
Erdoğan, Binali Yıldırım'ı daha önce Meclis Başkanlığı'na atadığını unutmuş gibi davranıyor ve bu nedenle “O, milletvekili neden istifa etsin?” diyor, diyebiliyor.
Oysa Binali Yıldırım Meclis'te bir “düz milletvekili” değil.
O, Meclis Başkanı.
Bu nedenle konumu “Anayasa ile” belirlenmiş.
Meclis Başkanı ve başkanvekilleri için Anayasa'nın 94'üncü maddesi aynen şöyle diyor;
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, başkanvekilleri, üyesi bulundukları siyasî partinin veya parti grubunun Meclis içinde veya dışındaki faaliyetlerine; görevlerinin gereği olan haller dışında, Meclis tartışmalarına katılamazlar; başkan ve oturumu yöneten başkanvekili oy kullanamazlar.”
Madde çok açık ve net.
Meclis Başkanı görevdeyken aday olamaz. Çünkü bir parti adına her türlü faaliyette bulunması “Anayasa” ile yasaklanmış.
Ama Erdoğan'a göre “aday olmak için istifa etmesine” hiç gerek yok.
İşin kötü tarafı, açık Anayasa maddesine rağmen Erdoğan'ın söylediği geçerli olacaktır.
Yüksek Seçim Kurulu önüne adaylık belgesi geldiğinde “Bu kişinin önce Meclis Başkanlığı'ndan istifa etmesi gerekir” demeyeceği çok açıktır.
Hukukun tamamen askıya alındığı Türkiye'de Anayasa da geçerli olmayacaktır. (Ki zaten birçok konuda Anayasa'ya asla uyulmuyor.)
İşte seçime bu koşullarda gideceğiz.
Devletin bütün kurumları ve en önemlisi yargı tamamen saraya bağlanmış durumda.
Cumhurbaşkanı YSK kararı ile seçim yasaklarından muaf tutuluyor.
Seçim güvenliği olmayacak demektir bu.
Meclis Başkanı kararı ile artık........

© Sözcü