We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bilginin neresinde duracağız?

4 0 12
15.01.2019

ATASÖZÜ

Çağrılmayan yere çörekçi ile börekçi gider...

Tarih boyu bilgili olmak bir erdem, bir üstünlük, bir farklı olma ve güç unsuru olmuştur. Bilginin niceliği, niteliği ve yönü değişse de bilgi hep insanoğlu için temeldir.

Kimileri ömrünü vermiş bu yolda, kimileri parasını; kimileri ise oldukça durağan kalmış bilgi karşısında. Peki insanoğlu bilgiye ulaşmak isterken veya ulaştığında bilginin neresinde duracağının bilgisine varmış mı?

Kanaatimce bilgiyle olan durumumuzdaki esas problem bu noktadadır.

Platon ve Aristo gibi filozoflarda bilgi, kişinin kibir bataklığına batmasına sebepken; Peygamber Efendimiz döneminde doğru bilgi, cahillik sebebiyle hakikate gösterilen düşmanlığı ortaya çıkarmış. Aynı bilgi Peygamber Efendimizden itibaren insanlık için huzurun vesilesi hâline gelmiştir. 17. Yüzyıldan bu yana ise bilgi, insanların dünyadaki her şeyi elde etmesinde ve yaşamasında bir araca dönüşmüştür.

Bilginin teknolojiye aktarımı ise her türlü sömürünün zeminini oluşturmuştur.

Netice olarak bize lazım olan bilgi, öncelikle bizi Allahü teâlâya ve........

© Türkiye