We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Tanrım beni baştan yarat”

78 29 20
12.07.2018

(Haşa) Bu arabesk bir şarkının bir nakaratı. Yaşadığı zaman, mekan ve çevreden rahatsız.

Bu “insan” hep bir kurtarıcı arayacaktır. Kendine “yeni bir kader vaad eden” kişilerin peşine takılacaktır. Korkuları ve umutları vardır. Onu din büyükleri, iktidar ve güç sahipleri üzerinden dengelemek ister.

Oysa her insanın bir kaderi, rızgı ve eceli vardır. Toplumların da ve kimse bunu değiştiremez. Biz Allah’tan razı olacağız, O, bizden razı olsun yeter ki!” bizden istenen bu. Cihad, hicret ve çile de olabilir bunun içinde. Hüzün de olabilir.. Sonuçta sabretmemiz ve sabrı tavsiye edenlerden olmamız isteniyor.

Şunu bilelim ki, Allah’ın hazinelerinin anahtarı kimsenin elinde değildir..

Biz bir işe ve söze bakarken, onun usule, verilen söze, hakkaniyet çerçevesinde, ehliyet ve liyakat ölçüsünde, söze, sözleşmeye, istişareye ve şuraya uygun olarak yapılıp yapılmadığına bakarız. Sonuca değil..

Kimse Allah’ı belli bir davranışa zorlama gücüne sahip değildir. Doğduğumuz anne-baba, toprak, zaman, derimizin rengi ve cinsiyetimiz kaderimizin çizdiği bir çerçevedir. O zaman söz verirken ve talep ederken buna dikkat edelim.

Politikacılar halka duymak istedikleri şeyi söylüyorlar, Halk ise, kendilerine duymak istedikleri şeyi söyleyenlerin peşinden gidiyor. Yapılan işin doğruluğu ikinci planda. “Başarı” birileri için her şey!

“Kedi yavrusunu yemeye karar verirse, onu fareye benzetirmiş”. Öyle de siyaset ve toplum ilişkisinde böyle bir meşruiyet sorunu var.

Bu arada güzel şeyler de oluyor, onu da görelim. 1. Sınıf üst makamlarda görev alacak kişilerin kamudan olması şartı da kaldırıldı. Bakan olacak kişiye milletvekilliğinden ayrılma şartı getirildi biliyorsunuz.........

© Yeni Akit