We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

“Müfrit fırka” siyasetiyle

8 3 9
19.02.2018

Vakıa şu ki, bütün demokratik ülkelerde temel kural olan, ister başbakan, isten cumhurbaşkanı olsun, iktidar partisi genel başkanının muhatabı ana muhalefet partisi genel başkanıdır.

Ne var ki, Türkiye’de ana muhalefet genel başkanına ülkenin iç ve dış meselelerini birlikte tartışma çağrısına Cumhurbaşkanı’nın “Sen kimsin ki seninle konuşacağım, muhatabım değilsin!” çıkışıyla gerginleşen ortamda siyasette ortaklaşa ülke sorunlarının görüşülmesi berhava ediliyor.

“PARTİCİLİK TARAFTARLIĞIYLA…”

Kısacası, en üst düzeyde dayatılan “tahrikkâr menfi siyaset” ne yazık ki bütün siyasete sirayet ederek demokratik tartışma zeminini zehirliyor.

O denli ki, iktidarın yanlışlarına dikkat çeken muhalefet temsilcilerine, “yüreksiz, ürkek, korkak” denilen derekeye iniliyor. Muhalefet partileri “terörü desteklemek”le, “terörist” olmakla ve hatta “ihânete ortaklık”la itham edilip toplumda derin yarılmalar meydana getiriliyor; siyasî kamp- laşmalar barış ve demokrasi dinamitleniyor.

Baskıcı, dayatmacı, inhisarcı, ötekileştirici söylem ve politikalarla siyasî muhataplar, “hasım” ilân edilerek “vatandaşlık esası” ortadan kaldırılıyor.

Sürüklenen vartada “iktidar cephesi”nin bir diğer partiyle yapacağı “seçim ittifakı”nı “millî mutâbakat”,........

© Yeni Asya