We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ergenekon sürecinde tarih bilincinin tarihi

233 104 294
03.12.2018

Silivri’de Avukatlara gidip gelirken koridorlarda rastladığım Ergenekon tutukluları bana “merhaba” yerine o cümleyi söylerlerdi: “Ergenekon tertibi çöktü, değil mi Doğu abi.” Ve biraz saygılı, biraz alaycı bir gülümseme eşliğinde! Çünkü bizim hayâl gördüğümüze inanıyorlardı. Umutlu olmak neredeyse utanılacak bir konumdu.

Biz Vatan Partisi, Aydınlık ve Ulusal Kanal yöneticileri ile kimi seçkin komutanlarımız dışında tutukluların büyük çoğunluğu, nice yıllar o duvarların arasında kalacağımızı düşünüyorlardı. ABD güçlüydü, FETÖ yıkılmazdı, Tayyip Erdoğan onlardan ayrılmazdı! Umutsuzlardı. O kadar ki, Silivri’den çıkacağımız günlerde bile, FETÖ’nün ne yapıp yapıp bizleri içerde tutacağı kanısındaydılar.

Bakın diyorduk, o duvarlar yıkıldı. Hayır diyorlardı, ABD, Silivri duvarlarının kapısını açtırmaz! O yüzden ABD’den ve FETÖ’den kurtuluş talep edenler de vardı.

YARGITAY’IN ÖRGÜT YOK KARARI

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, bizim savunmalarımızı esas alarak, “Program yok, toplantı yok, örgüt organları yok, örgüt yönetimi yok, eylem yok, bu nedenlerle Örgüt yok” diye karar verdi ve FETÖ yargıçlarının verdiği kararı esastan bozdu.

Ne var ki, karamsarlarımız Yargıtay’ın bu kararına bile inanmadılar. Karar, onların kafasındaki şemaya uymuyordu. BOP Eşbaşkanlığı devrindeydik ve bizlerin mahkûm edilmemiz ve hapislerde çürümemiz gerekirdi.

Davaya yeniden bakan İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin kararına uyma kararı bile, karamsarlığı dağıtamadı. Bu kez, bazı iktidar sahiplerinin demeçlerine göndermeler başladı. “Bakın” diyorlardı, “Ergenekon davasını uzatıyorlar, amaçları hüküm verip bizleri yeniden içeri attırmak.”

Oysa imkânsızdan söz ediyorlardı. İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi, Yargıtay kararına uyarak, Örgüt yok saptamasını kabul etmişti ve artık Ergenekon örgütü gerekçesiyle hüküm veremezdi.

Karamsarlık, aslında gerçekçilik gibi sunulur ama gerçeğe elvedâdır. Onlara göre, Yargıya asla güvenilmezdi. “Niçin” diyorduk. “Çünkü bakın hapishaneler insan dolu” diye yanıt veriyorlardı. Ama o hapishanedekiler FETÖ ve PKK mensupları idi. Tayyip Erdoğan düşmanlığı nedeniyle gözleri kör olduğu için, PKK ve FETÖ ile yan yana yürüdüklerini bile göremiyorlardı.

YARGININ ALTIN DEVRİ

“Ergenekon çöktü” dediğimiz için bizi nâzik ifadelerle alaya alan arkadaşlarımıza aldırmadık. Türkiye’nin nereye gittiğini biliyorduk. Karamsarlığın en kara döneminde, yargıçların ve savcıların yüzlerine, “Bugün bizim bulunduğumuz hücrelere siz gireceksiniz” diye haykırmıştık. O haykırış aslında, karamsarlar duysun ve mevziye girsinler diye idi. Hapisteki vatanseverler çıktı, onları hapse atan FETÖ Gladyosu onların kaldığı hücrelere girdi. Savaşla oldu bu!........

© Aydınlık