We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İdlib, buyurun eseriniz!

1002 482 2158
12.01.2019
Ucube bir hikâyenin üzerine sarmalanmış film şeridi kopuyor. Hesapta Türkiye Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı bölgesinden devşirdiği güçlerle Menbic’e, oradan da Fırat’ın doğusuna yürüyecekti. “Bizim asıl savaşımız rejimle” diyen cihatçılar, Türkiye’nin gündemine takılan cihatçıları hezimete uğrattı.

İdlib Türkiye’nin Suriye siyasetinin ‘z raporu’dur. Sadece bir çıktı ya da sonuç değil ilk başından itibaren sürecin özüdür. Cihatçıların Türkiye üzerinden Suriye’ye sokulduğu, kanlı sahnenin açıldığı, güvenlik görevlilerinin kol ve bacaklarının kesilerek Asi Nehri’ne atıldığı, katliamdan devşirilen sahte kahramanlık hikayesiyle Özgür Suriye Ordusu’nun (ÖSO) temelinin atıldığı yerdir İdlib. Yine dünya aleme devrimci güç diye sunulan ÖSO’nun maskesinin düştüğü, eğitilip donatılan ‘ılımlı muhalifler’ efsanesinin çöktüğü yerdir. Uluslararası koalisyonun cihatçı gruplarla Fetih Ordusu’nu kurup zafer elde ettiği ve en nihayetinde son iki yılda Suriye’nin geri kalan bölgelerinden 100 bini aşkın cihatçının süpürüldüğü yerdir.

Suriye krizinin başında CNN Türk gibi kanallarda “El Kaide bağlantılı militanlar sürece dahil oluyor” diye uyarılar yaptığımızda, “Kimmiş bunlar, abartıyorsun, Esed’in ağzıyla konuşuyorsun” diye bizi linç edenler, yanıt olarak sıraladığımız örgütlerin isimlerini bile telaffuz edemeyecek kadar Suriye’den bihaber, gerçeklerden kopuk ve bağnazdı. Hepsi de bu örgütlere ‘devrimci’ diyecek kadar kefildi. Bunu hatırlatmaktan kendimi alamıyorum çünkü canımızı çok yaktılar. “Rejim gitti gidecek” denilen zamanlarda Şam’da, Humus’ta, Dera’da, “Bu silahlı adamlar geldikleri yerden geri gidecek” diyen Suriyelilerin öfkeli sözleri hâlâ kulaklarımda. Bunun olacağına kimse inanmıyordu.

İktidar ve ortaklarının bölgeyi yakan maceraları başladığı yerde bitiyor.

***

Peki ne diyor ‘z raporu’?

El Kaide uzantılı Heyet Tahrir el Şam (HTŞ), İdlib’in büyük bölümünü zaten kontrol ediyordu. 17 Eylül’de Soçi’de Rus lider Vladimir Putin ve Cumhurbaşkanı RT Erdoğan, İdlib’in etrafında tampon bölge kurulmasını, bölgedeki terör örgütlerinin çıkarılmasını, ağır silahların teslim edilmesini, M-5 ve M-4 otoyollarının açılmasını öngören bir mutabakata imza atmıştı. Cihatçı örgütleri plana uydurma işi Türkiye’nindi. Erdoğan, El Kaide ve şürekâsı üzerindeki etkisine güveniyor olmalıydı. Ne de olsa Türkiye bu grupların hamisiydi. HTŞ hiçbir siyasi süreci kabul etmese de Türkiye’ye minnettardı, çünkü sınırlardan besleniyordu. Nankörlük edip Türk ordusunun önüne çıkacak........

© Gazete Duvar