We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kötü günler henüz başlamadı

102 0 0
17.05.2018

Ekonomide görünümün giderek bozulduğu şu günlerde, diğer kıtalardan bir kıpırtı gelse Türkiye’de sert bir etki hissediliyor. Ne var ki depremin kendisi, içeride yapılan açıklamalardan, ekonominin yönetilemez hale geldiğini ortaya koyan müdahale başarısızlıklarından kaynaklanıyor.

Dolar ve avrodaki tablo ortada. Dolar ve avro üzerinden borçların ve ithalat maliyetlerinin tırmanıyor oluşu, bu durumun borçluların aleyhine işleyişi bir yana, kısa bir vadede enflasyona dönüşeceğinin de altını çiziyor.

Merkez Bankası’nın verilerine göre finansal kesim dışındaki firmaların net döviz açığı yaklaşık 223 milyar dolar. Bu borcun bugün TL cinsinden değeri 981 milyar TL iken ocak ayında bu tutar 841 milyar TL idi. Yani beş ayda ülkenin reel kesiminin döviz borcu olduğu yerde yüzde 17’lik bir artışla 140 milyar TL büyümüş oldu.

Firmaların ortaya çıkan bu maliyeti kendi kârlarından karşılamayacakları, fiyatlara ve maliyet kısıntılarına yansıtacakları oldukça açık. Tarihsel örneklerden de benzerlerine rastlanılır, çalışan sayısının azaltılması, yapılan işin topyekün taşeron firmaya devredilmesi vb birçok senaryo bu yolda mevcut.

Bir de döviz kuru geçişkenliği dediğimiz, döviz kurundaki oransal değişimlerin fiyat değişimlerine etkisi var. Merkez Bankası’nca döviz kurundaki yüzde 10’luk değişimin yüzde 1,5 civarında bir enflasyonist etki yaratacağı yönünde bir........

© Birgün